13. Ata’ya Bağlılık Uludağ Zirve Tırmanışı

Faaliyet Tarihi: 16-17-18 Şubat 2018 Organizasyon : Uludağ Üniversitesi Dağcılık Topluluğu 16 Şubat Cuma akşamı Sakarya’dan Bursa ya yola çıkıp Uludağ üniversitesinin spor salonuna gittik.Cuma akşamı faaliyete kaydımızı yaptırıp üniversitenin […]

Faaliyet Tarihi: 16-17-18 Şubat 2018
Organizasyon : Uludağ Üniversitesi Dağcılık Topluluğu

16 Şubat Cuma akşamı Sakarya’dan Bursa ya yola çıkıp Uludağ üniversitesinin spor salonuna gittik.Cuma akşamı faaliyete kaydımızı yaptırıp üniversitenin faaliyet için ikramı olan kumanyalarımızı da aldıktan kısa bir süre sonra, salonda yerlere matımızı serip  uykuya çekildik.

Cumartesi sabahı kahvaltı nın hemen ardından saat 09:00 da üniversitenin organize ettiği otobüslerle Uludağ’a hareket ettik.Hava hala muhteşemdi ,gökyüzü parlak masmavi rüzgarsız ve hafif soğuk.Herkes zirve için bu mevsimde daha iyi hava olamazdı diye konuşup bu mutluluğu paylaşıyordu birbiriyle. Uludağ’ a varıp 2.oteller bölgesinde araçlardan inip,kamp yükümüzle birlikte volfram a doğru yürümeye başladık. Türkiye nin neredeyse her bölgesinden katılım vardı,toplamda yaklaşık 150 kişiydi ekip. Rotamızın bir bölümünde bize paralel giden telesiyejde ki kayakçılar sanırım onca yolu 3 saat yürüyerek çıkışımızı epey anlamsız bulmuşlardır 🙂 3 -3.5 saat sonunda uludağ 2.oteller bölgesinden zirvenin eteklerine varıp kampımızı kurmaya başladık. Kış kamplarının sevmediğim mecburi yanıyla başlayıp yaklaşık 1 metre derinliğinde çadır alanları kazdık ,ve rüzgar duvarları yaptık.Çadırları da kurduktan sonra saat henüz öğlen 13:00 olmasına rağmen saatlerce çadırdan çıkmadan  dinlendik ısındık yemek yedik yattık .Hava burada aşağıda ki kadar sakin değildi.Güneş tam tepede olmasına rağmen oldukça soğuk ve rüzgarlıydı.İlerleyen saatlerde dinlenmenin verdiği enerjiyle dışarı çıkıp çevreyi gezip inceledik.Akşam saat 20.30 sularında yeniden uyumaya çekildik.Şehirde gece yarılarından önce uyumayan bizler için ,03:00 da uyanıp hazırlandıktan hemen sonra zirve ye doğru hareket edeceğimizden bu saat uyumak için erken bir saat sayılmazdı.

Pazar Gece 03:00:
Uyanışın ardından hızlıca pratik bir şeyler yiyip ,giyinip çantaları yüklendikten sonra 04:00 da Zirve ye giden yürüyüş başladı.Yükseldikçe artan rüzgar,tipi,soğuk , buz zemin ve karanlık ise bu faaliyetin cilveleriydi. Gidiş yolunun yarısında 3 dk lık mola da ,kramponumun perlonunu düzeltmek için elimden çıkardığım eldiveni bir anlık dikkatsizlik sonucu elimden yamaçtan aşağı düşürdüm.Buzun üzerinde eldiven usul usul kayıp giderken peşinden gitmek tabi ki mümkün değildi.O şartlarda tek eldiven ile faaliyete devam etmek istemeyip geri dönmeyi aklımdan geçirirken, Yasemen Hoca cennetlik bir hareket yaptı ve iç eldivenini verdi 🙂 Talihsizlik o ya ,diğer elinin iç eldivenini de benimle aynı olayı benden önce yaşayan Fatih e vermişti.Bu kadın kesin cennetlik :=))

Saat 08:00 da zirveye vardığımızda gün yeni doğuyordu.ufuk çizigisi alev rengi,her yanımız açık ,dumansız ve  manzara şahaneydi.Zirve den daha 10 dakika önce rüzgardan zor yürüyorken zirve de bir anda hava duruldu,rüzgar kesildi sanki bize hoşgeldiniz buyurun dedi.

Zirve de yaklaşık 25 dakika geçirip Ata’mızın posterleri ve Yüce Türk Bayrağımız la fotoğraf çekip,faaliyetın maksadı olan Ataya Bağlılık Tırmanışını zirve de hissedip dönüş yoluna koyulduk.  Kampa varış, 2.ekibin dönüşünü bekleyiş derken akşam saat 18:00 da Üniversitenin spor salonuna dönüp ,arkadaşlarımızda vedalaşıp ,evlerimizin yoluna koyulduk.

Başarılı organizasyon,misafirperver ve naif davranışlar,yeterli ilgi ve sıcak kanlılık nedeniyle ; Uludağ Üniversitesi Dağcılık Topluluğu Öğrencileri, onları destekleyen ve ön planda bulunmayan hocaları ,üniversite yönetimi ve Nilüfer Belediyesi  samimi bir  teşekkürü ve tebriği fazlasıyla haketti.Teşekkürler….


<

About Burak